Cumhuriyetçiler oy kullanma hakkını saldırganca geri çekiyorlar. Seçmen kimlik yasalarına karşı çıkmak yeterli değil, daha büyük bir dönüşümün zamanı geldi.

“Herkesin oy kullanmasını istemiyorum. Seçimler insanların çoğunluğu tarafından kazanılmaz, ülkemizin başlangıcından beri hiç böyle olmadı ve şimdi de değil.Gerçek şu ki, oy veren kitle azaldıkça, seçimlerdeki nüfuzumuz açık yürekli bir şekilde artıyor.”
Bu, 1980’de modern Amerikan sağının kurucu babası Paul Weyrich’te ait bir söz. Weyrich (Miras Vakfı ve diğer pek çok sağcı grubun birlikte kurucusu),  keskin bir politik gerçeklik duygusuna sahipti. Politikanın, soyut bir oyun ve Birleşmiş Milletler yarışının canlı bir modeli olmadığını anladı. Siyaset, Weyrich’in anladığı şekilde, iktidar hakkındaydı. Bu nedenle, “kim oy kullanmalı” sorusu aklında “neyi başarmaya çalışıyorsunuz?” ile bağlantılıydı. Çünkü o “sağ”dayken, eğer işçi sınıfının politik gücü kısıtlanabilseydi, onun politika programı için daha iyi olacağını sezgisel olarak kavradı; ve bu yüzden, daha masum günlerdeyken, bunu yüksek sesle söylemeye hevesliydi.

Bugün, demokratik çevrelerde anti-oylama olarak adlandırdığınız şeyden daha moda bir şey yoktur. Eric Holder bile buna dâhil. Örneğin; ağırbaşlı tipler genellikle, bizzat yapılan hileli oy vermenin nadir olduğunu anlatmaya heveslidirler. Bu yüzden seçmen kimliği kanunları, olmayan bir probleme saldırır. Bunların en cüretkâr olanı, Amerikan sağının aslında bildiği önerilerin üstünde düşünüyormuş gibi görünecek ve basitçe (Weyrich’in açık sözlülüğüne rağmen) bir gereği olmaksızın katılımı azaltmakla ilgilenecek.

Fakat burada tartışma genellikle durur; sağ  “oy vermeyi zorlaştıralım”ı tartışır ve iyi hükümet liberali “hayır, yapmayalım” şeklinde cevaplar. Başka bir deyişle, tartışma genellikle “hadi sağa yardımcı olacak bir şeyler yapalım” ve “hiçbir şey yapmayalım” arasındadır. Problem, her iki tarafın da belli yerleri kendi yöntemleriyle elde etmeyi beklemelerinin asimetrik bir durum oluşturmasıdır: müzakereler nerede olacak? -Hangi eyalette, hangi şehirlerde?- Sağ, Weyrichism programlarını izleyebilmeli. California, hayır; Teksas, evet. Heyet koşulları tarafsız eyaletin -mesela Ohio- kontrolünü sağ kanadın almasına neden olduğunda, gelecek olandan emin olabilirsiniz; yakın zamanda oy kullanmayan kayıtlı seçmenleri temizleyerek, bir dahaki sefere oy kullanmalarını da engelleme girişimi olacak.

Daha iyi bir strateji nasıl görünecek? Yarın, California (ya da New York ya da Massachusetts ya da Colorado) tek bir hükmün bulunduğu bir varsayım tasarısını yürürlüğe koyduğunu hayal edin: “Bu eyalette yaşayan ve en az 16 yaşında olan herkes oy kullanma hakkından faydalanacak.” En açıkçası, böyle bir yasa ayrıcalığı, 18 ve 19 yaşındaki akrabalarının sola güçlü bir şekilde eğilmelerini isteyen 16 ve 17 yaşındakilere kadar uzatacaktı. Ancak böyle bir yasa, imtiyazı vatandaş olmayanlara da (bütün sakinleri oy kullanmasına izin vererek) genişletecektir; bu, pek çok eyalette 20. yüzyılın başlarına kadar yaygındı. Ayrıca böyle bir yasa, aniden, suçtan mahkum edilen kişilerin haklarının çiğnenmesine ve gerçekten de mahkumların cezalarını çekerken oy kullanmasına izin verir.

Açıkçası, bu yeni seçmenler tüm seçimlerde, eyalette ve federalde oy kullanabilirdi. Anayasa, kimin oy kullanabileceğine karar verme görevini atar; tek kural, kişinin en az 18 olması durumunda, ırk, cinsiyet veya yaş temelinde reddedilmemesi olabilir. Ancak Ondokuzuncu Düzenleme(19th Amendment) ile çok önce oylama kadınlara kadar genişletildi, Wyoming ve Oregon gibi devletler bunu kendi başlarına yaptılar.

Bu önerinin, seçmen kimliğine ve diğer kısıtlamalara karşı savunmacı bir mücadeleye göre birçok avantajı vardır, çünkü (Weyrich’in söylediği gibi), solun “seçimlerdeki nüfuzunun” artmasını sağlayacaktır. ICE’yi (ABD göçmenlik ve gümrük muhafaza) ortadan kaldırmak ister misiniz? En çok kaba kuvvetle başkasına boyun eğmeye zorlanmaktan korkan ailelerin söz hakkı olsun. Ücretsiz devlet üniversiteleri mi istiyorsunuz? Burs imparatorluğunun variline bakan öğrencilerin söz sahibi olmalarına izin verin. Ceza adalet reformu ister misiniz? Polis şiddeti için mesuliyet ister misiniz? Sistem tarafından mahvedilmiş olan mahkumlara, bunun gerçekleşmesi için biraz güç verin.

Ve işte: Böyle bir önlemin popüler olmayacağından endişe ediyor musunuz? Beyaz milliyetçilerden ya da başka herhangi birinden gelen gerici tepkiyi kışkırtmaktan? Ardından, kanunun bir sonraki seçim için zamanında etkili olduğundan emin olmalısınız, böylece tüm yeni arkadaşlarınız kazandığınız gücü korumanıza yardımcı olabilir. Cumhuriyetçilerden, haklarından mahrum bırakılma önlemlerinin yeni güçsüzlerle popüler olmayacak olmasına rağmen, bu insanlar tarafından korkulacak hiçbir şeye sahip olmadıklarını anlayan bir sayfa alın.

Mevcut durumu bir cümleyle özetlemek gerekirse, Weyrich’ten daha kötüye gidebiliriz: “Seçimler çoğu insan tarafından kazanılmaz.” O haklı ve etrafınızdaki tüm sonuçları gözlemleyin. Bu görüştekiler haklı değiller, ama olmalılar. Ve en azından, düşmanlarımız korkularını itiraf ettiğinde – “Herkesin oy kullanmasını istemiyorum” – o zaman kendimizi onlara teslim etmeliyiz.

Yazının asıl hali için: buradan ulaşabilirsiniz.

-Çeviri için yazardan izin alınmıştır.

 

Reklamlar