Kaynak: Al Monitor

Irak hukuk fakültesine kabul edilen öğrenci sayısı son yıllarda hızla arttı, piyasa iş bulmaya aç mezunlar akınına uğradı. Eğer iş bulabilirlerse, yoğun rekabet onları standart ücretlerin yalnızca bir kısmı için çalışmaya zorluyor.

Merkezi Kabul için Öğrenci Rehberi’ne göre Irak Üniversitelerinde 2015-16 akademik yılı içinde 19 kamu hukuku programı var. Bu arada başvuru kılavuzunda özel üniversiteler için 29 akredite edilmiş fakülte var.

Irak’ın modern tarihinde hukuk mesleği büyük önem taşımaktadır, çünkü avukatlar siyasette birçok rol oynamıştır, devlet işlerini dolduran ve monarşideki siyasi hareketleri yöneten ilk kişiler onlar oldular. Sayıları azaldığındaysa, saygın bir toplumsal elit grubu oluşturdular.

Ancak ABD liderliğindeki koalisyon Irak’ı 2003 de işgal ettikten sonra, hükümet kötü yönetimden ve kötü düşünülmüş kararlardan-mezunların geleceğini dikkate almadan üniversiteleri genişletmek dahil olmak üzere- zarar gördü. Irak’taki iş piyasasının çökmesi nedeniyle mezunlardaki hızlı çoğalma daha belirgin hale geliyor. Devlet işlerine yönelik rekabet çok güçlü, bu yüzden liseden yeni mezun olanlar, görünüşte hukuk gibi özel sektörde işlere yol açabilecek alanlara girerek iddialarını koruyorlar. Dahası baroya kaydolmak da nispeten kolay. Irak hukukunda kurallar basit: İyi bir özgeçmiş ve iyi davranış dışında, Iraklıların yalnızca hükümet tarafından onaylanmış bir üniversiteden hukuk diplomasına ihtiyaçları var.

Baro 5 Eylül’de baroya kabul şartlarını birazcık sertleştirdi. Baroya başvuranlar, şimdi barodan başvuranların ilinde başvuranı onaylayan 5 avukatın adının da olduğu birkaç sayfalık form dosyası koşuluyla başvuru yapabilecekler. Bununla birlikte, bu prosedürlerin yeni başvuruların akışının yavaşlamasına yardımcı olup olmadığı görülmelidir ki değişiklikler mevcut kalabalıkla mücadelede hiçbir şey yapmıyor.

Utafiyah Mahkemesi, son aylarda haftada en az 40 yeni avukat kaydetti, işsiz genç avukat el-Jomaa, bunun bir mahkeme delegesi tarafından kendisine söylendiğini aktardı.

Irak Avukatlık Sendikası eski başkanı Diaa el-Saadi, yeni Irak Barolar Kanunu Tasarısı eleştirisinde görüşme yetkisinin bulunmadığını söyledi. Ayrıca, avukatların genellikle eleştiri ve bazen her taraftan (kolluk kuvvetleri yetkilileri, hakimler ve hatta müşteriler) tehditlerle karşı karşıya kaldıklarını ve kimseyi rahatsız edemezken durumu düzeltmek için güçsüz olduğunu kaydetti.

Najaf’teki baro odalar birliği müdürü Majed Naim Abdullah, Najaf’te odaya kayıtlı 4000 avukat bulunduğunu ve bunun nüfusu 1.5 milyonu bulamayan bir il için fazla olduğunu söyledi. Oda Irak’taki en büyük odalardan biri haline geldi.

Najaj’ın avukatlarından Mohammed Mazloum, altı yıldır hukuk için çalışmakta olduğunu ve hala kendisini destekleyecek yeterli müşteri bulmak için uğraştığını söyledi. Birçok mahkemede geniş bir tecrübe ve bilgiye sahip çok sayıda üst düzey avukat binlerce genç avukat için biraz geride kalıyor. Mazloum’a göre, bazı emekli devlet çalışanları, lisans verilmeyen özel üniversitelerden bile hukuk dereceleri elde ettiler ve yaşlanmalarına rağmen çalışıyorlar bundan dolayı rekabeti daha da arttırıyorlar.

Mazloum, meslektaşı Jomaa ile avukatların çok düşük ücretlerle işe yerleştikleri konusunda hemfikir , ancak Irak’taki karmaşık idari ve yasama önlemleri nedeniyle avukatlar, her zamankinden daha fazla çalışıyorlar. Mazloum ayrıca, idari yolsuzlukların yasal süreci de engellediğini de söyledi.

Aralık ayında parlamentoya gözden geçirilmek üzere sunulan taslak yasa tasarısında, bir gözetim kurulunun kurulması ve devlet emeklilerinin baroya üye olmalarının yasaklanması talep ediliyor. Ancak taslak yasa tasarısı hala tartışılıyor.

Üstelik Saadi’nin taslak yasa tasarısı hakkında yayınlanan makalesinde ayrıca baronun, Irak’taki avukatların mevcut durumlarından dolayı kısmen de olsa suçlandığını çünkü baronun avukatları korumakta ve onların yararlarına hareket etmekte başarısız olduklarını belirtti.

Avukatlar çıkmazı, Irak’ın genel kalkınma krizlerini yansıtıyor. Salim el-Wardi’nin 2013’te yayınlanan “Çağdaş Irak’ta Petrol Tiranlığı” adlı kitabına göre, işgücü piyasasına yansıyan ve ekonomik tekerleğin petrol ile ilişkili olduğu Irak kiracı ekonomisi sorunu, istihdamın ve görevlendirmelerin partizan bağlantılara ve yakın ilişkilere dayanması devlet kurumlarında yolsuzluğu yaygınlaştırdı.

Ekonomik kriz, aynı zamanda hukuk mesleği gibi siyasi destek veya tel çekme gerektirmeyen mesleklere ağırlık veriyor. Ayrıca, birçoğunun hukuk kariyerinin “kolay” seçeneğini sürdürdüğünü söyleyebiliriz – ancak diğer seçeneklerden de yoksun olduklarını belirmek gerekli.

Reklamlar