KAYNAK: Rightsİnfo

Geçen hafta Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi insan hakları konusunda vatandaşlığın önemini vurguladı.

NE OLDU?

Jamaikalı bir anneden ve İngiliz bir babadan olan Bay Johnson 18 Mart 1985’de Jamaika’da doğmuştur. Onun ebeveynleri hiçbir zaman evlenmemiştir. 4 yaşındayken babası onu Birleşik Krallıkta yaşaması için getirmiş ve o günden beri  burada yaşamaktadır.

Birleşik Krallık yasalarına göre, 1982’den sonra Birleşik Krallık dışında doğmuş biri eğer ebeveynlerinden biri İngiliz ise İngiliz vatandaşıdır. Ancak 2006’ya kadar, burada bahsedilen ‘ebeveyn’ kelimesi çocuğun annesiyle evlenmemiş olan babayı içermemekteydi. Yasa değişikliği, 2006’dan sonra evlilik birliği dışında doğmuş olan İngiliz babanın çocuğunun otomatik olarak İngiliz olduğunu ifade etmektedir. Ancak yasa değişikliği, 2006’dan önce böyle bir durumda doğmuş olan çocukların (aslında yetişkinlerin) otomatik olarak İngiliz olduğu anlamına gelmemektedir. Bu kişilerin vatandaşlığa kaydedilmesi için Yabancılar Dairesi’ne (Home Office) başvurma zorunluluğu bulunmaktadır. Ancak vatandaşlık kaydı otomatik olarak yapılmamakta, ayrıca iyi bir karaktere sahip olduğunuz konusunda yönetimi tatmin edici ek gereksinimlere ihtiyaç bulunmaktadır.   Bay Johnson’ın babası, Johnson’ın bir İngiliz vatandaşı olarak kaydedilmesi için başvurmayı hiçbir zaman denememiştir.

VATANDAŞLIĞIN İYİ KARAKTER İHTİYACI

jail-cells-429638_1280-1024x768.jpg

Bay Johnson için, yetişkin olduğunda kendisini İngiliz vatandaşı olarak kaydettirmesi mümkün olabilirdi ancak gerçek şu ki iyi karakter gereksinimini karşılaması pek mümkün değildi. 2013’den beri bir dizi suçtan mahkum edildi ve 2008’de taksirle adam öldürmekten hüküm giydi ve 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mart 2011’de hükümet Johnson’ın bir İngiliz vatandaşı olarak değil yabancı suçlu olarak sürgün edilmesini istedi.

Bay Johnson; onun durumunda olan insanlara şu an otomatik olarak vatandaşlık verildiği düşünülürse, vatandaşlığının kabul edilmemesinin ayrımcı olduğu gerekçesiyle temyize gitti. Eğer Johnson’a vatandaşlık verilmiş olsaydı, hükümetin onu otomatik olarak sürgün etmesi mümkün olmazdı.

SÜRGÜN TEMYİZİ

african-1663250_1280-1024x682

Bu dava, Bay Johnson’ın haklı bulunduğu Yüksek Mahkeme’ye kadar gitti. Vatandaşlığın kabul edilmemesinin, özel hayatın ve aile yaşamının bir parçasını oluşturan “kişinin sosyal kimliği”nin çok önemli bir parçası olduğu karara bağlandı. Özel hayat ve aile yaşamı hakkının ne demek olduğu konusunda önceki yazımızı buradan okuyabilirsiniz.

2006’daki yasa değişikliği, evlilik dışı doğmuş çocuklara karşı ayrımcılığı durdurmak için yapıldı. Aslında Bay Johnson hiçbir zaman İngiliz vatandaşı olarak kaydedilmedi. Ama şu an onun durumunda doğan kişiler otomatik olarak İngiliz vatandaşı olmakta ve bu da onun için bu ayrımcılığın hala devam ettiği anlamına gelmektedir. Johnson’a, evli ailelerde doğmuş olan çocuklardan farklı şekillerde davranılmaktadır. Bu sebeple mahkeme, bu durumun haklı bulunması için hükümet tarafından verilecek “çok önemli sebeplere” ihtiyaç olduğunu karara bağladı.

Kararı veren Yargıç Hale şunları ortaya koydu: “Bir çocuk ebeveynlerinin medeni durumundan ve doğduğu tarihten dolayı sorumlu değildir ki bunun sonuçlarına katlansın”.

Çeviren: Nagihan TANDOĞAN

Reklamlar