Andrew Brunson, Amerika-Türkiye arasındaki gerginliklerde odak notası oldu,ancak Brunson’un serbest bırakılması bu durumu çözmeyecek.

brunson.jpg

Amerikalı papaz Andrew Brunson, Türkiyedeki iki yıllık tutukluluğunun ardından Cuma günü devam eden duruşmasında serbest bırakıldı.Hakim,Brunson’un seyahat yasağını kaldırdı ve iki ay süren ev hapsinden sonra Brunson serbest bırakıldı.Bundan önce,2016 yılındaki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aleyhindeki başarısız darbe girişimi ile ilgili olarak terörizm ve casusluk gibi suçlamalarla 22 aydan fazla hapis cezasına çarptırılmıştı. Brunson ise tüm bu suçlamaları reddetti.Cuma günkü duruşmayı takiben, rotası ABD olan ve Almanya’ya giden uçağa bindi.

Brunson’un davası ABD ve Türk yetkilileri arasında büyük bir çekişme noktası haline gelmişti.Gözlemciler, şüpheli kanıtlara dayalı olarak uzun süredir devam eden Brunson’un tutukluluğunu, ikili görüşmelerde diplomatik baskı olarak kullanılacak bir ‘rehin diplomasisi’ biçimi olarak gördüler.Önemli ilerlemeler,başarısız olan darbenin ardından gelen ve toplu tasfiyelerle tutuklanan Brunson’un serbest bırakılması için uğraşan Başkan Donald Trump ve kongre üyelerinin aylarca süren diplomatik baskılarından sonra geldi.

Gelişme,son yıllarda kötü bir şekilde yıpranan ABD-Türkiye ilişkilerini onarmaya yönelik nadir bir adımdır.Fakat uzun zamandır Suriye’deki ve Orta Doğu’daki çatışan stratejik çıkarlar nedeniyle katlanan  NATO müttefikleri arasındaki derin problemlerin çözülme olasılığı düşük.

Brunson’un sorgulaması boyunca, Erdoğan bu davanın politik olarak görülmeyeceğini, mahkemede yasal olarak çözüleceğini savundu.Ancak, yaz döneminde papazın tahliyesini sağlama konusunda başarısız olan birkaç başarısız girişimin ardından, Washington’daki milletvekilleri Ağustos ayında Türk Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanına mali yaptırımlar uygulayarak sabırsızlaştı. Bu hamle zaten zor durumda olan Türkiye piyasalarını aşağı yönlü bir enflasyon sarmalı haline getirdi.

Birkaç gün sonra Trump, ABD’nin Türkiye’den çelik ve alüminyum ithalatı için tarifeleri ikiye katlayacağıyla alakalı bir tweet attı.Türk para birimi lira,ABD doları karşısında aniden düştü, yılın başından bu yana Türk lirası değerinin yaklaşık %40’ını kaybetmişti.Bütün bu istikrarlaştırılmış Türkiye ekonomisi,yoğun olarak yabancı borçlara dayanıyor .Türk piyasaları,2000’li yılların başından beri görülmeyen enflasyon oranlarına gördü ve bu durum Erdoğan’ın ekonomik reformcu imajını bulanıklaştırdı.

Türk yetkililer,Brunson’un serbest bırakılmasının böyle bir ekonomik baskının sonucu olmadığını, üç yıldan fazla hapis cezasına çarptırılırken, halihazırda sunulan zamana verilen önem göz önünde bulundurularak cezası  iyi davranışları nedeniyle azalmıştır dediler.Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Fahrettin Altun cuma günü yayınlanan açıklamasında “Türkiye Cumhuriyeti herhangi bir organ,otorite,makam veya kişiden talimat almamaktadır.Kendi kurallarımızı kendimiz koyar  ve kendi kararlarımızı kendimiz alırız.” dedi.

Türkiye’deki bazı analistler,Brunson’un serbest bırakılmasını Trump’ın ve onun yüzleştirici diplomasisinin bir zaferi olarak değerlendirdiler.Alman Marshall Fonu’nun müdürü Özgür Ünlühisarcıklı “Türk yetkililer Trump’ın masasında başka yaptırımların olduğunu ve Brunson’un bu duruşmada serbest bırakılmaması halinde imzalanmaya hazır olduğunu söylediler.” diye ifade etti ayrıca Brunson’un serbest bırakılmasının Kasım ortasında yapılacak seçimlerin hemen öncesinde geldiğini de kaydetti.”Başkan eylemleriyle, kendi yasama mücadelesini yaptı ve Brunson davasını kazandı.Bu, sonraki ara seçimlerde  evanjelik üssünü harekete geçirecek.”Trump ,Brunson’un Cumartesi günü Washington’a indiğinde Beyaz Saray’ı ziyaret edeceğini Cuma günkü açıklamasında açıkladı.

Brunson’un tutukluğunun sona ermesi ABD-Türkiye ilişkilerinde yaşanan gerginliklerin bir kısmını hafifletirken, birçok sorun hala devam ediyor.(Ünlühisarcıklı, Brunson’un serbest bırakılmasına nasıl ulaşıldığı ve Amerikan ve Türk yetkililerin kapalı kapılar ardında bir anlaşma yapıp yapmadıklarına dair spekülasyonlar mevcut.Bir misilleme olduğuna eminim ,ancak  ne olduğunu bilmiyorum dedi.)

Çözülememiş Türk kaygıları listesinin başında Amerika’nın İran’a yaptırımlarını ihlal ettiği gerekçesiyle Manhattan Mahkemesinde 32 ay hapis cezasına çarptırılan Türk banker Mehmet Hakan Atilla’nın kaderi yer alıyor.Erdoğan Atilla yönetimindeki ulusal bankaya ilave ABD yaptırımlarını önlemeye çalışırken Atilla’yı Türkiye’ye geri getirebilmek için uğraşıyor.Bu müzakerelerin birkaç detayı kamuoyuna açıklandı, ancak şu ana kadar ABD’nin işbirliği eksikliği nedeniyle Ankara ile müzakere masasına oturulmadı.

ABD-Türkiye ihtilaflarına eklenen bir diğer çokça gündeme gelen figür ise Erdoğan’ın başarısız 2016 darbe girişimini kışkırtmakla suçladığı Pensilvanya’daki Türk din adamı Fethullah Gülen’dir. ABD’li yetkililer, Türk hükümetinin henüz Gülen’in olay örgüsüne katılması konusunda yeterli delil sunmadığını ve Erdoğan’ın öfkelenmesine yol açarak kendisini iade etmekten kaçındıklarını söyledi.

Bu arada Türkiye’de yaklaşık yirmi Türk kökenli Amerikalı,darbe girişimiyle bağlantılı oldukları iddiasıyla Türkiye’de göz altına alındı.Bunlar arasında eski NASA bilim adamı Serkan Gölge ve Türkiye’deki üç Türk konsolosluk misyonu çalışanı da bulunuyor. Trump’ın ve başkan yardımcısı Mike Pence’in Brunson’un davasının farkındalığı artırma çabaları nedeniyle Brunson, Türk gözaltındaki en önemli Amerikalı oldu.

Ünlühisarcıklı, Brunson’un serbest bırakılmasının geri kalan davalar için endişeyi azaltacağından çekiniyordu.Kongre Türkiye’nin Rus yapımı S-400 füzeleri satın alması da dahil olmak üzere, NATO savunma sistemlerini tehlikeye atabilecek sayısız çözülmemiş meseleye rağmen,şimdilik Türkiye’ye ek yaptırımlar uygulanmasını durdurabileceklerini söyledi.

Türkiye için muhtemelen en önemli anlaşmazlık noktası, Washington’un Kuzey Suriye’deki Kürt liderliğindeki güçleri İslam Devleti’yle mücadelede desteklemesidir.Bu  muhtemelen öngörülebilir bir gelecek için çözülmeyecek.Ankara Kürt direnişçilere karşı on yıllarca süren bir isyanla mücadele ediyor,bu DAEŞ ile mücadele eden Kürtlerden ayrılmaz bir şekilde görülüyor .Ankara’nın gözünde,güney sınırında bu tür grupların silahlandırılması,bir ulusal güvenlik tehdidi olarak görülüyor.

ABD merkezli insan hakları grubu Freedom House özel araştırma direktörü Nate Schenkkan bana,uzun süredir Kürt milisleri ile olan işbirliğinin,ABD-Türkiye ilişkilerinde önemsiz bir konu olarak bir kenara konulduğunu söyledi.Ayrıca Schenkkan, Washington’un güçlerini Kuzey Suriye’den çekinceye kadar,ABD-Türkiye ilişkilerinde ciddi anlaşmazlıkların devam edeceğini de aktardı. Brunson davası gelecekteki görüşmelere engeli kaldırabilir ancak güven geri gelmeyecek,Ankara’nın endişeleri meselesiyle daha dikkatli ilgilenilmezse.

Schenkkan,”Şu anda hangi politikanın gerçekleştiğini ve şu andaki politik dinamiklerin neler olduğunu konuşmak her zaman önemlidir,ancak bunun gösterge niteliğinde olduğunu ve iki ülke arasındaki daha derin bir görüş ayrılığına dayandığını düşünüyorum.” diye belirtti.

Çeviri için izin alınmıştır.

Kaynak: https://www.theatlantic.com/international/archive/2018/10/turkey-frees-an-american-pastor/572935/

Reklamlar