adalet-terazisi

Hukukçuların ve bir takım hukuk üzerine konuşanların şiarıdır: “Adalet mülkün temelidir.” sözü, benimseyeni de çoktur. Aslen bende uzun süreler manasını bildiğim zannıyla benimsemiş fakat ortamı olmadığı için kullanamamışımdır.
Peki, nedir adalet? Nedir mülk?

Adalet, Arapçadan dilimize yerleşmiş bir kelime. Arapça ˁdl kökünden gelen ˁadāla(t) عدالة “adillik, hak gözetme” sözcüğünden alıntıdır. “Adl” Türkçe eserler arasında ilk defa “Kutadgi Bilig (1069)” de geçer: bayat ˁadliŋe tutçı korku yorı [Allahın adaletinden daima korkarak yürü]. [Sözlerin Soyağacı, Sevan Nişanyan]

Mülk kelimesi de Adalet gibi dilimize Arapçadan geçmiştir. Mülk kelimesinin anlamı bugünkü ‘mal-eşya’ olarak anlaşılmasının aksine 1. sahip ve egemen olma, sahiplik, egemenlik, hükümdarlık, krallık, 2. sahip olunan şey, egemenlik alanı ‘dır [Sözlerin Soyağacı, Sevan Nişanyan]

Adalet kelimesi bir yana, mülk kelimesi anlam olarak hayli yozlaşmaya uğramıştır. Bu sebeple ne yazık ki bizler “Adalet mülkün temelidir.” derken ifadenin özünü kavramaktan yoksun kalıyoruz. Cümle her ne kadar muhtevasıyla zihinlerimizden uzaklaşmışsa da hayatımızdan özü itibariyle uzaklaşmadığı kanaatindeyim.

Bu kelimelerden adalet’in günümüz anlayışında yargı organını, mülk’ün ise kısmen veya tamamen yürütme’yi ve/veya yasama’yı karşıladığı iddia olunabilir. Ancak mülk’ün hükümdar/egemen oluşu bir başka deyişle siyasi oluşu ve adaletin sağlaması halinde mülkünün(hükümdarlığının) devam edecek olması beyanın özü itibariyle bu kavramların birbirini etkiler konumlarının göstergesidir. Hatta adalet temel’i ifade ettiğinden bu iki organın birbirinden aykırı düşünülemeyeceğini bizlerin gözü önüne serer.

Bu toplumda her ne zaman bir adaletsizlik bir zulüm ile karşılansa bunun eleştirisi devlet yöneticilerine yapılır, yargı organındakilere değil. Mevzuya mevzuatı uygulamakla yükümlülerden kimse adaleti beklemez. Konumları itibariyle zaten böyle bir yetkileri yoktur. Yine aynı sebeptendir ki her hükümet yargı organlarına kendi tarafından adam yerleştirmeyi bir adaletsizlik olarak görmez, bilhassa bunu adalet için yaptığı saikine sahiptir. Çünkü hükümet olarak hükm’etmek adl ile yükümlü olmayı beraberinde taşır ve bu durum yargı organına müdaheleyi kendi bekası için, buna mülkün temelinin sağlamlığı da denebilir, kendince meşru kılar.

Adaletin mülk’ün temeli olduğu beyanı doğru anlaşılamadıkça, yargı bağımsızlığı ve yargının tarafsızlığı hususları bu toplumda daha uzunca süreler tartışma konusu olmaktan kurtulamayacaktır.

Yazar: Alparslan Saraç

Reklamlar